On Binlerce Kadının ‘Şeytanla Anlaşmalı’ Diye Öldürüldüğü Avrupa’nın En Karanlık Dönemi: Cadı Avı
  1. Anasayfa
  2. Gizemli konular

On Binlerce Kadının ‘Şeytanla Anlaşmalı’ Diye Öldürüldüğü Avrupa’nın En Karanlık Dönemi: Cadı Avı

0

İnsanlık tarihinin en sistematik katliamlardan bir tanesi olan cadı avının yapıldığı dönemde, Avrupa’nın göbeğinde ve kolonilerde çoğu kadın onbinlerce insan şeytanla anlaşmalı olduğu gerekçesiyle korkunç şekillerde öldürüldü. Salem cadı mahkemeleri ile biliyor olsak da aslında cadı avı çok daha korkunç sonuçlar doğurmuştur.

Her toplumda bazı batıl inançlar vardır ve maalesef bazen bazı kişiler bu batıl inançlar yüzünden cezalandırılır. Fakat cadı avı dediğimiz durum öyle birkaç cahilin başından çıkmış bir olay değil. Avrupa’da 15. yüzyılda başlayan, kolonilere yayılan ve 18. yüzyılın sonuna kadar süren yüzlerce yıl boyunca çoğu kadın onbinlerce insan şeytanla anlaşma yapan cadılar oldukları gerekçesiyle öldürüldü.

Cadı falan deyince aklınıza öyle milleti öldüren kesen birileri gelmesin. Şifalı ot topluyor, ebelik yapıyor, toplumsal kuralları pek önemsemiyorsanız; üstelik bir de kadınsanız cadı olmadığınızı ispatlamanız neredeyse imkansızdı. Cadıların mallarına hakimler tarafından el konuluyor olması da işin farklı bir boyutu. Gelin cadı avı nedir, hangi dönemde yaşandı yakından bakalım ve bu korkunç insanlık suçunun detaylarını görelim. 

Öncelikle tanımlayalım, cadı nedir?

Pek çok inançta, dinde ve kültürde kendi yer bulmuş olan cadı; doğaüstü güçlere sahip olduğu düşünülen bir tür büyücüdür. Çoğu kadın olsa bile erkek cadı da olabilir. Cadılar iyi olabilir ama çoğunun kötü olduğuna inanılır çünkü sahip oldukları doğaüstü güçleri kötücül varlıklara hizmet ettikleri için elde etmişlerdir. İncil başta olmak üzere pek çok kutsal metinde cadılardan bahsedilmektedir.

cadı avı

Peki cadı avı nedir, hangi dönemde yaşandı?

İnsanlar antik dönemden beri cadı ve benzeri doğaüstü güçlere sahip insanların var olduğuna inanıyorlardı. Ancak bunların bir tür kara büyü yaparak insanlara zarar verdiği düşünülüyordu. Cadıların şeytana taptıkları, şeytanla işbirliği yaptıkları gibi daha korkutucu inançlar 15. yüzyılda başladı.

Cadı avı olarak adlandırılan olaylar ise tam da bu inançların topluma yayılması ile başlar. Cadı olduğundan şüphelenilen kişi yargılanır ve büyük ihtimalle de cadı olduğuna karar verilerek korkunç bir şekilde infaz edilir. Avrupa’da başlayan cadı avları kolonilere yayılmış ve 18. yüzyıla kadar üç yüz yıl boyunca sürmüştür. Tahminlere göre bu dönemde 60 bin kişi cadı olduğu gerekçesiyle öldürülmüştür.

cadı avı

Bütün bu cadı avı meselesi nasıl başladı, neye dayanarak insanları öldürüyorlardı?

Doğaüstü güçlere sahip olduğuna inanılan cadıların şeytanla birlikte çalıştıkları düşüncesi ilk olarak 1420’li yıllar başladı. Bu dönemde yaşanan cadı avları yerel ayaklanmalar gibidir. Cadı suçlaması ile insanlar öldürülse bile bu olaylar büyük bir cadı avına dönüşmemiştir.

Asıl olayların başlaması ise reform hareketleri ile birlikte birlikte oldu. 1517 yılında Martin Luhter’in kiliseye karşı çıkması ile birlikte o güne kadar tartışılmaz bir güç olan kilise sorgulanmaya başladı. Fakat bu bir sorun doğurdu. O güne kadar kutsal kitabı okumamış olan insanlar okumaya başladı ama yorumlayacak kadar altyapıları yoktu.

Yeni ahiti ve eski ahiti kapsayan Kitabı Mukaddes’teki Mısır’dan Çıkış hikayesinin 22. bölümündeki 18. ayette şu cümle geçer; ‘Bir cadının yaşamasına müsamaha göstermeyeceksin.’ İşte on binlerce insanı din adına cadı oldukları iddiasıyla yakmalarının tek nedeni bu cümledir.

cadı avı

Matthew Hopkins en popüler cadı avcılarından bir tanesi:

1560 – 1630 yılları arasında cadı avı en yoğun olduğu dönemi yaşadı. Bu dönemde İngiltere’de, İspanya’da, Almanya’da, İskoçya’da ve İsveç’te cadı mahkemeleri kuruldu. Sonraki dönemde cadı avı furyası İngiliz kolonilerinden olan Amerika’ya sıçramış ve Salem cadı mahkemeleri yaşanmıştır.

Cadı avı denilince akla gelen ikonik isimlerden bir tanesi Matthew Hopkins’dir. Hopkins aslında bir hukukçudur ama daha fazla kazanç sağlamak ister. Şans bu ya, o dönemde cadı olarak infaz edilen insanların mallarının üçte biri onu yargılayan hakime, üçte ikisi ise devlete kalıyordu.

Matthew Hopkins, 1644 yılında İngiltere’de kendini Baş Cadı Avcısı ilan etti. Kendi icat ettiği sayısız cadı testi ve işkence yöntemi ile 1647 yılına kadar 230’dan fazla cadı idam etti. Hopkins o kadar rahatsız edici testler yapıyordu ki cadılıkla suçlanan bir kişinin masum olduğunu kanıtlaması neredeyse imkansızdı.

cadı avı

Siz de cadı olabilirsiniz; İşte o dönem kabul edilen cadılık alametleri

Kızıl saçlı olmak, çillere sahip olmak, kürtaj yapmak ya da yaptırmak, kavga ettikten sonra komşunuzun başına kötü bir şey gelmesi, iyi bir ebe olarak başarılı doğum yaptırmak, kısır olmak, ansızın gelen zenginlik, dine aşırı bağlılık, yaşlı olmak, çirkin olmak, çok zayıf olmak, doğum lekesine sahip olmak, çok fazla bene sahip olmak, tembellik, evinin üstünde bulut olması, dini ayinler sırasında esnemek, şifalı otlar kaynatmak, hastaları iyileştirmek.

Hele bir de kadınsanız vay halinize. Çünkü Havva’nın yasak elmayı yediği günden beri kadınlar zayıftır ve şeytana çok daha kolay kanarlar. Şeytana kanan kadın hemen gider bir erkeğin kanına girer. Cadı avı sırasında öldürülen erkekler çoğu zaman yardım ve yataklık suçuna sahiptirler. Tabii cadı kadına kanıp şeytan için çalışanlar da vardır.

cadı avı

Cadı testlerini geçmek neredeyse imkansız:

Cadılık ile suçlanan bir kişinin cadı olup olmadığını anlamanın en popüler yöntemi iğne batırmaktı. Kadının bir yerine iğne ya da bıçak batırılıyor ve kanayıp kanamadığına bakılıyordu. Eğer kan yoksa o yer şeytan tarafından yalanmış oluyordu ve haliyle kadın da cadı kabul ediliyordu.

Farklı bir yöntemde ise kaynayan su dolu kazana bir şey atılıyor, kadından onu eliyle alması isteniyor ve elin iyileşme süresine göre cadı olup olmadığına karar veriliyordu. Diğer bir sulu yöntemde ise kadın bağlanarak suya atılıyordu. Yüzeye çıkarsa cadı, yok eğer çıkamaz boğulursa masum kabul ediliyordu.

Belki de en ilginç test kadının kilosu ile ilgiliydi. Mahkeme bakıyor ve bu kadın olsa olsa şu kilodadır diyordu. Tartılan kadın eğer söylenen ağırlıktan hafifse ruhunu şeytana sattığı, eğer söylenenden ağırsa şeytanın içinde olduğu kabul ediliyor ve cadı olduğuna karar veriliyordu. Yani işin özeti bir kez cadılıkla suçlandıysanız cadısınız demektir.

cadı avı

Meşhur Salem cadı mahkemeleri:

Salem cadı mahkemeleri, o dönem İngiliz kolonisi olan Amerika’nın Massachusetts eyaletinde 1692 – 1693 yılları arasında gerçekleşmiştir. Sinema filmleri nedeniyle popüler olsa bile aslında bu mahkemelerde sadece 29 kişi öldürülmüştür. Almanya ve İsviçre mahkemelerinde bu sayının binlerce katı insan öldürüldüğünü düşünürsek Salem cadı mahkemeleri yalnızca Avrupa’daki olayların hafif bir yansıması.

Yalnızca suçlanmanın bile infaz edilmeye yettiği cadı avı nedir, hangi dönemde yaşandı gibi merak edilen soruları yanıtlayarak Avrupa’nın bu karanlık dönemini aydınlatmaya çalıştık.

  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    _a_k_n
    Şaşkın
  • 0
    sinirli
    Sinirli
  • 0
    berbat
    Berbat

Web site yazılım tasarım uygulama eklenti ve yenilikler hakkında güncel bilgi ve haber platformu. Samsun-Turkey - 1989-2005 Temsa Mitsubishi Sabancı Otomotiv grubunda çalıştı. Araştırma, Geliştirme, Web siteleri ile uğraşma ve Paylaşımı seven biriyim.

Yazarın Profili

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir