Probiyotik ve Prebiyotik Besinler

Vücudumuzda özellikle de bağırsaklarımızda yaşayan bakteriler sindirim sürecinde bizlere yardımcı olurlar ve tükettiğimiz besinlerin oldukça kısa sürede sindirilmesini sağlarlar.Bağırsaklarımızda yaşayan bu yararlı bakteriler olmadan besin sindirimi yapmak neredeyse imkansızdır.

Probiyotik besinler vücudumuzdaki yararlı bakterilerin sayısını arttırır. Zararları bakterilerin ise azalmasına yardımcı olurlar. Böylece bağırsaklarımızın doğal dengesini korurlar. Vitamin ve minerallerin emilimini kolaylaştırırlar. Doğal probiyotik gıdalar arasında yoğurt, ayran, lahana turşusu, kefir, zeytin, pastörize edilmiş turşu ve turşu sularıdır.

Prebiyotikleri ise bu mikroorganizmaların gelişmesi için gerekli olan sindirilmeyen gıda bileşenleri olarak tanımlayabiliriz.

Prebiyotik bileşenler, daha çok karbonhidrat grubunda yer alan ve genellikle çözünür lif işlevi görüp bağırsak  aktivitesini olumlu yönde etkileyerek, bağırsak hareketlerini düzenlemekte, kalsiyum ve magnezyum gibi minerallerin emilimini ve biyoyararlılığını (vücutta kullanım etkinliği) arttırmaktadır. Ayrıca patojen mikroorganizmaların çoğalmasını da önleyebilmektedir. Muz, sarımsak, soğan, pırasa, kepekli buğdaylar, yulaf, keten ve arpa bu bileşenler bakımından zengindir.

Antibiyotik kullanımı, sık alkol alınması, hazır gıdaların sık tüketimi, yoğun stres, ishal bu yararlı bakterilerin ölmesine neden olarak, çeşitli sindirim yolu hastalıklarına neden olurlar.

Yazar Ceyda Aksel

1989 yılında Akhisar'da doğdum. Eğitim ve öğretim hayatımı Pamukkale Üniversitesi'nde tamamladıktan sonra dijital platformlara olan ilgim arttı. Ve bilgi paylaşım sistemlerine ilgi duymaya başladım.Google, Yandex, Bing gibi büyük arama motorlarında seo optimasyonu yapmaya başladım. Ayrıca gıda mühendisliği yapmaktayım.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yükleniyor …

0

Adsense Bilinmesi Gereken Proğram Politikaları

Ve Sonunda Dede de Olduk