1. Anasayfa
  2. Yapay zeka

Microsoft, 2026’nın en önemli 7 yapay zekâ trendini açıkladı. 

Microsoft, 2026’nın en önemli 7 yapay zekâ trendini açıkladı. 
0

Yapay zekâ teknolojileri artık hayatımızın kritik bir parçası hâline gelmiş durumda. Sorduğumuz sorulara cevam vermekten iş hayatımızda bize katkı sağlamaya kadar her konuda işimize yarıyorlar. 2026 yılında da yapay zekâ alanında yepyeni gelişmelerin yaşanmasını ve çok daha gelişmiş hâle gelmelerini bekliyoruz.

Microsoft, 2026’nın en önemli 7 yapay zekâ trendini açıkladı. Bu yıl, yapay zekânın araç olmaktan çıkıp kullanıcılar için bir ortak hâline geldiği bir yıl olacak.

Yapay zekâ konusunda en çok öne çıkan firmalardan biri de şüphesiz Microsoft. Teknoloji devi, şimdi de bu konuda önemli açıklamalarda bulundu. Firma, 2026’nın en önemli 7 yapay zekâ trendini açıkladı. 2026, yapay zekânın bir araç olmaktan çıkıp bir ortak hâline geldiği; çalışma, üretme ve problem çözme biçimlerimizi dönüştürdüğü bir yıl olacak.

Yapay zekâ, insanların birlikte başarabileceklerini artıracak

11

Microsoft Yapay Zekâ Deneyimleri Ürün Şefi Aparna Chennapragada’ya göre 2026, teknoloji ve insanlar arasındaki ittifakların yeni çağı olacak. Son yıllarda odak yapay zekânın soruları yanıtlaması ve problemleri mantık yürüterek çözmesi üzerineyken, sıradaki dalga gerçek iş birliği üzerine olacak:

Gelecek insanları değiştirmekle ilgili değil; onları güçlendirmekle ilgili” diyen Cheenapragada’ya göre yapay zekâ ajanları dijital çalışma arkadaşlarımız olacak. Üç kişilik bir ekibin, yapay zekânın veri işleme, içerik oluşturma ve kişiselleştirme gibi işleri üstlendiği bir dünyada, küresel bir kampanyayı birkaç günde başlatabilecek noktaya geleceğiz. İnsanlar ise strateji ve yaratıcılığı yönetecek. Chennapragada’nın meslek profesyonellerine tavsiyesi ise yapay zekâ ile rekabet etmek yerine onunla birlikte çalışmayı öğrenmeleri. Ona göre önümüzdeki yıl “insan rolünü elimine edenlerin değil onu ileri taşıyanların yılı” olacak.

Yapay zekâ ajanları, iş gücüne katılırken yeni güvenlik önlemleriyle donatılacak

agent

Microsoft Güvenlik Kurumsal Başkan Yardımcısı Vasu Jakkal’a göre, yapay zekâ ajanları 2026’da çoğalacak ve günlük işlerde daha büyük bir rol oynayarak, araçlardan ziyade takım arkadaşları gibi davranacaklar: “Kuruluşlar bu ajanlara görevlerde ve karar alma süreçlerinde yardımcı olmaları için güvendikçe güvenlik alanından başlayarak onlara duyulan güvenin oluşturulması çok önemli olacak. Ajanların, kontrolsüz risk taşıyan ‘çift ajan’ haline gelmelerini önlemek için insanlarla benzer güvenlik korumalarına sahip olması gerekiyor.”

Bunlar, her ajana net bir kimlik vermek, erişebileceği bilgi ve sistemleri sınırlamak, oluşturduğu verileri yönetmek ve onu saldırganlardan ve tehditlerden korumak anlamına geliyor. Güvenlik ise sonradan eklenen bir şey olmaktan çıkıp ortamsal, otonom ve yerleşik bir unsura dönüşüyor. Ayrıca, saldırganlar yapay zekâyı yeni yollarla kullandıkça, savunucuların da bu tehditleri tespit etmek ve daha hızlı yanıt vermek için güvenlik ajanlarını kullanacağı ifade ediliyor.

Yapay zekâ, dünyadaki sağlık çalışanı açığını kapatmaya hazır

healt

Microsoft’un Sağlıktan Sorumlu Başkan Yardımcısı Dr. Dominic King, sağlık alanında kullanılan yapay zekânın bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. “Yapay zekânın teşhis uzmanlığının ötesine geçip semptom triyajı ve tedavi planlaması gibi alanlara da yayıldığını göreceğiz.” diyen King, sözlerine şöyle devam ediyor: “Sağlık hizmetlerine erişim küresel bir sorun. Dünya Sağlık Örgütü, 2030 yılına kadar 11 milyon sağlık çalışanı açığı öngörüyor; bu da 4,5 milyar insanın temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalmasına yol açacak bir açık.”

Bu noktada Microsoft Yapay Zekâ’nın Teşhis Orkestratörü sistemi başarısıyla dikkat çekiyor. Bu sistem 2025 yılında karmaşık tıbbi vakaları %85,5 doğrulukla çözdü; bu oran, deneyimli hekimlerin ortalama %20’lik doğruluk oranının çok üzerinde. Copilot ve Bing uygulamaları da halihazırda günde 50 milyondan fazla sağlık sorusunu yanıtlıyor.

Yapay zekâ araştırma sürecinin merkezinde yer alacak

resear

Microsoft Araştırma Başkanı Peter Lee, yapay zekânın iklim modellemesi, moleküler dinamik ve malzeme tasarımı gibi alanlarda çığır açan gelişmeleri hızlandırdığını söylüyor. Bir sonraki sıçrama ise çok yakın. 2026’da yapay zekâ sadece makaleleri özetlemek, soruları yanıtlamak ve rapor yazmakla kalmayacak; fizik, kimya ve biyolojideki keşif sürecine aktif olarak katılacak. Lee, bununla ilgili “Yapay zekâ hipotezler üretecek, bilimsel deneyleri kontrol eden araçlar ve uygulamalar kullanacak ve hem insan hem de yapay zekâ araştırma meslektaşlarıyla iş birliği yapacak.” ifadelerini kullanıyor.

Bu değişim, yakında her bilim insanının yeni deneyler önerebilen ve hatta bunların bazı kısımlarını yürütebilen bir yapay zeka laboratuvar asistanına sahip olabileceği bir dünya anlamına geliyor.

Yapay zekâ altyapısı daha akıllı ve verimli hale gelecek

inf

Microsoft Azure’un Baş Teknoloji Sorumlusu, Bilgi Güvenliği Sorumlusu Yardımcısı ve Teknik Uzmanı Mark Russinovich’e göre yapay zekânın büyümesi artık sadece daha fazla ve daha büyük veri merkezleri inşa etmekle ilgili değil. Bir sonraki dalga, her bir bilgi işlem gücünün en iyi şekilde kullanılmasını sağlamakla ilgili. Russinovich, bununla ilgili şunları söylüyor:

En etkili yapay zekâ altyapısı, bilgi işlem gücünü dağıtılmış ağlar üzerinde daha yoğun bir şekilde paketleyecektir. Gelecek yıl, maliyetleri düşürecek ve verimliliği artıracak esnek, küresel yapay zeka sistemlerinin, yani yeni nesil bağlantılı yapay zekâ süper fabrikalarının yükselişine tanık olacağız. Yapay zekâ artık sadece büyüklüğüyle değil, ürettiği zekânın kalitesiyle ölçülecek.”

Yapay Zeka, kod dilini ve arkasındaki bağlamı öğreniyor

codi

Yazılım geliştirmede patlama yaşanıyor ve GitHub’daki aktivitelerin 2025’te yeni seviyelere ulaştığı görülüyor. Geliştiricilerin her ay 43 milyon isteği yanıtlamış olması, ekiplerin kodlarında değişiklik önerme ve inceleme yöntemlerinden birinde bir önceki yıla göre %23’lük bir artış anlamına geliyor. Bu değişiklikleri izleyen yıllık commit (kod gönderimi) sayısı ise bir önceki yıla göre %25 artarak** 1 milyara** ulaştı. Bu benzeri görülmemiş hız, yapay zekânın yazılımın nasıl oluşturulduğu ve geliştirildiği konusunda giderek daha merkezi bir rol oynamasıyla birlikte sektörde büyük bir değişime işaret ediyor.

GitHub’ın Baş Ürün Sorumlusu Mario Rodriguez, bu muazzam hacimden “depo zekâsı” olarak bahsediyor ve 2026’nın yeni bir avantaj getireceğinin habercisi olduğunu söylüyor. “Depo zekâsı”, yalnızca kod satırlarını değil, bunların arkasındaki ilişkileri ve geçmişi de anlayan yapay zekâ anlamına geliyor.

Bilgisayar bilimindeki bir sonraki sıçrama, çoğu insanın düşündüğünden daha yakın

Microsoft Discovery ve Quantum’dan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jason Zander, “‘’Kuantum hesaplama uzun zamandır bilim kurgu gibi geliyordu. Ancak araştırmacılar, kuantum makinelerinin klasik bilgisayarların çözemediği sorunları ele almaya başlayacağı çağa giriyorlar. Kuantum avantajı olarak adlandırılan bu atılım, toplumun en zorlu sorunlarını çözmeye yardımcı olabilir.” ifadelerini kullanarak kuantum konusunda yeni bir döneme girdiğimizi belirtti. Açıklamalarının devamında ise şu ifadeleri kullandı:

Şimdi farklı olan şey, kuantumun yapay zeka ve süper bilgisayarlarla birlikte çalıştığı hibrit bir sisteme geçiş. Yapay zeka verilerdeki kalıpları bulur. Süper bilgisayarlar devasa simülasyonlar çalıştırır. Ve kuantum, molekülleri ve malzemeleri modellemek için çok daha yüksek doğruluk sağlayacak yeni bir katman ekliyor. Bu ilerleme, hataları tespit edip düzeltebilen ve hesaplama yapabilen fiziksel kuantum bitleri olan mantıksal kuantum bitlerindeki gelişmelerle örtüşüyor; bu da güvenilirliğe doğru kritik bir adım.”

Microsoft’un Majorana 1’i, daha sağlam kuantum sistemlerine doğru önemli bir gelişmeyi işaret ediyor. Majorana 1, kırılgan kuantum bitlerini doğal olarak daha kararlı ve güvenilir hale getiren bir tasarım olan topolojik kuantum bitleri kullanılarak inşa edilen ilk kuantum çipi olduğu gibi, aynı zamanda hataları yakalamak ve düzeltmek için tasarlanmış tek kuantum çözümü. Bu mimari, tek bir çip üzerinde milyonlarca kuantum biti bulunan makinelerin yolunu açarak, karmaşık bilimsel ve endüstriyel sorunlar için gereken işlem gücünü sağlıyor. Kuantum avantajı, malzemelerde, tıpta ve daha birçok alanda çığır açacak gelişmelere yol açacak. Yapay zeka ve bilimin geleceği sadece daha hızlı olmayacak, temelden yeniden tanımlanacak.”

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    e_lendim
    Eğlendim
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _rendim
    İğrendim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

Adnan Güney; Bilim, Teknoloji, Mobil, Medya,Yapay zeka, Uzay Sosyal medya, yararlı konularda güncel açıklama ve uygulamaların anlatıldığı bir web sitesidir.

Yazarın Profili
İlginizi Çekebilir

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir