Kanser Kim Korkar Senden…

Yaşadığım bu hastalığı uzun zamandır paylaşmak istiyordum aslında, fakat hem biraz zaman geçmesini istedim, hem biraz iyileşmeyi. Bu süreci yazmayı isteme sebebim, belki benim durumumda olan başka hastalara, anlatacaklarım veya naçizane tavsiyelerim ışık tutar.

Eylül başlarıydı, eşimle  3 günlük bir Assos tatili yapma kararı aldık ve yerimizi ayırttık. Yola çıkmadan iki gün önce, gece bilgisayarda işimi bitirdim ve yatmaya gittim. O sırada eşim salonda televizyon izliyor, kızımda yatmaya hazırlanıyordu. Yatağıma yattım ve rahat ettiğim için sağıma döndüm. Genellikle sağımda uyurum ve sağ elimi göğsümün altına sıkıştırırım. Yine aynı şekilde yatınca elime orta büyüklükte ve oldukça sert bir şey geldi. Birkaç kez kontrol ettim, bayağı sertti ve dokununca acıyordu. Tam o sırada ağrımın olduğunu farkettim.  Hemen kalktım ve kızıma fark ettirmeden eşimin yanına gittim ve elime bir sertlik geldiğini söyledim. O da kontrol etti ve evet bir şey var, sabah hemen Memeder’i ararız ve gideriz dedik. Tekrar yatağıma döndüm. Aslında belki çok garip gelebilir ama, o anda aklıma kanser geldi ve sanırım yakalandın Sevda diye düşündüm fakat ne olduğunu bilmeden kendi kendimi telaşlandırmak istemedim. Zaten bütün bunları düşünerek uyuya kalmışım.

Ertesi sabah, üç yılda bir kontrol amaçlı gittiğim Memeder’i aradım. Memeder, Bahçeşehir’de kurulan, gönüllülerin çalıştığı ve kadınların meme kanserine karşı kontrol edildiği bir merkez. Kontroller ücretsiz yapılıyor. Memeder’i arayıp konuyu anlatınca, hemen gelin doktorumuz burada kontrol etsin dediler ve bizde gittik. Doktor muayene etti ve korkmayın, fibrokist (Kadınların %80’inden fazlasında görülen meme yapısıdır.) bunlar, sizde zaten hep var, kasım ayı mamogram çekilme zamanınız zaten, onu da çekeriz, dedi. Kasım ayı için randevu verdiler ve  ben de içim rahat döndüm.

Kasım ayı geldi ve ben mamogramı çektirdim. Normalde kaç yıldır çekiyorlar ve ben hiç arayıp sonuç sormam, bu seferde sormadım. Fakat mamogram çekilmesinden 1 hafta sonra onlar beni aradı ve ultrason çekmek istediklerini söylediler. Neden diye sorunca çok sayıda fibrokist var ve kontrol amaçlı istiyoruz dediler. Bu durum açıkçası beni şüphelendirdi ama bir yandan da doktor fibrokist deyince çok da önemsememiştim. Tekrar ultrason için randevu aldım ve gidip çektirdim. Bu sefer, ultrason çekiminden 1 hafta sonra tekrar aradılar ve Memeder’in kurucusu doktorun beni özel bir hastanede muayene etmek istediğini söylediler. Sekreteri arayacak, size randevu verecek ve ödeme yapmayacaksınız dediler. Bu telefon geldiğinde, evde temizlik yapıyordum ve dedim ki Sevda sen kansersin, yakalandın ama dur bakalım, önce ne olduğunu öğren sonra düşün dedim kendi kendime. Çünkü kaç yıldır mamogram çektiriyorum, ilk defa bu kadar detaylı bakılıyordu.

Ertesi gün doktora gittik, muayene etti ve hemen ameliyat olmamı, bu kitlenin oradan hemen çıkarılması gerektiğini söyledi. Ne o bana şu hastalık var dedi,ne de ben sordum nedir bu diye. Sekreterine bizi yönlendirdi, bilgi alalım diye. Ameliyat ve hastanede yatış için  çok fazla  maliyet çıktı, bizde düşünelim dedik ve hastaneden ayrıldık.

Yolda eşimle konuşurken, eğer bu gerçekten kanserse, bunun çok zorlu ve pahalı bir süreç olduğunu düşündüğümü ve Okmeydanı hastanesine gitmek istediğimi söyledim. İşler bu noktaya gelene kadar çocuklarıma durumu anlatmamıştım. Fakat o gece anlattım. Çocuklarım ve eşim hangi hastaneye istersem gidebileceğimizi söylediler. Fakat gerçekten bu süreci daha önce akciğer kanserinden ölen babamdan bildiğim için özel hastane ile baş edemeyeceğimizi biliyordum. Nitekim bugün hiç yanılmadığımı anlıyorum.

Sonuç itibariyle, eşimin çok uzun yıllar öncesinden tanıdığı Okmeydanı ssk’da  çalışan ve çok sevdiğimiz  meme cerrahından randevu aldık.

Aslında henüz olacaklardan habersizdim, ama kendimi her türlü kötü duruma alıştırdım.  Düşündüğümden daha zor günler beni bekliyordu Bundan sonraki süreçte yaşadıklarımı yazmaya devam edeceğim. Takip kalın..

Sevda ŞEN ÜNSEV

Yazar Sevda şen ünsev

1964 yılında İstanbul’da doğdu. 1982-1986 yılları arasında Unilever Türkiye’de araştırmacı olarak çalıştı. Daha sonra AC Nielsen’de eğitim ve kalite kontrol yöneticiliği yaptı. Trio araştırma’da saha yöneticiliği yaptıktan sonra emekli oldu. Web tasarım ve yazılım konusunda kendisini geliştirdi. Annecee.com, HikayesiGirisim.com gibi web sitelerini yazılımsal ve donanımsal olarak tasarladı ve Yönetimini üstlendi. Bunların dışında, logo tasarımı da yapmakta. Aynı zamanda Network Dizayn’da editörlük yapıyor. İstanbul’da yaşıyor ve 2 çocuk annesi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Google Drive’ı Microsoft Office Excel Gibi Kullanma

Google Formu İle İletişim Sayfası Oluşturma