Dizi deyince birçok kişinin aklına çok sayıda bölüme sahip sezonlu diziler geliyor. Amerikan veya Türk dizilerinde de durum böyle. Şu anda izlediğimiz çoğu dizinin sezonunda minimum 8-10 civarı bölüm oluyor. Ancak İngiliz dizilerinde durum farklı. Sherlock’tan Fleabag’e kadar birçok İngiliz dizisinde sezon başına bölümler çok daha az. Sadece 3-5 bölüm olan sezonlar görebiliyoruz.
İngiliz yapımı dizilerde sezon başına çok daha az bölüm oluyor. Sherlock, Fleabag gibi yapımlar bunun en iyi örneği. Peki bu ilginç durumun arkasındaki nedenler ne?
Bu, tesadüfen yaşanan bir şey değil. İngiliz dizilerinin tek oturuşta bitirebileceğiniz sezon başına daha az bölüm içermesinin belli nedenleri var. Biz de bu içeriğimizde bu nedenleri sizler için açıklıyoruz. İşte İngiliz dizilerinin az bölümlü olmasının arkasındaki sebepler.
Yazar ekiplerinin çok daha küçük olması
Temel neden budur. Amerikan dizilerinde genel olarak bir yazar ekibi bulunuyor. 10-15 kişilik yazar ekipleri birlikte dizilerin bölümlerini yazarlar ve bu şekilde çok sayıda bölüm olmasını sağlayabilirler. Ancak İngiliz dizilerinde böyle bir durum yok. Öyle ki o dizilerde yazar ekipleri çok daha küçük. Bazen birkaç yazar bazen ise tek bir yazar olabilir.
Örneğin sezonlarında 3 gibi çok az bölümler bulunan Sherlock dizisinin Steven Moffat ve Mark Gatiss olmak üzere iki yazarı var. Fleabag’i ise sadece Phoebe Waller-Bridge yazmıştı. Az sayıda yazar olması da çok bölüm olmasının önüne geçiyor. İngilizler, hikâyenin sulanmaması için yazarın nefesinin yettiği yerde sezonu noktalamayı tercih ediyorlar.
Çok daha az izleyiciye hitap etmesi, küçük prodüksiyonlar
Bir başka neden ise hitap ettiği izleyici kitlesidir. Amerikan dizileri on milyonlarca insana hitap eden, dünya çapında fenomene dönüşen diziler olabilirler. Ancak İngiliz dizilerinde bu ihtimal daha azdır. Öyle ki az sayıda dizi İngiltere dışında popüler olabilir. Düşük izleyici kitlesi, düşük talep olması ve tüm bunlarla birlikte prodüksiyonların çok daha küçük olması çok fazla bölüm çekilmemesine neden olur.
Kural esnekliği
ABD’de sendikasyon kuralı var. Bir dizinin buna dahil olması için de belli bölüm sayısına ulaşması gerekiyor. O bölüm sayısına ulaşıldığında yeniden yayımlanabilm, yaratıcılarına ve ekibine daha fazla para kazanma imkânı ortaya çıkıyor. Ancak İngiltere’de ise böyle bir sistem yok. By yüzden de fazla bölüm yapıp ek efor göstermiyorlar. Herhangi bir dizi popülerliğine göre yeniden yayımlanabiliyor, daha yüksek paralar kazanılabiliyor.
Kültürel farklılıklar
Son olarak iki ülke arasındaki film ve dizi kültürü farklılığı devreye giriyor. İngiliz izleyiciler, miktardan daha çok kaliteye odaklanıyor diyebiliriz. Prodüksiyonlarda da durum bu şekilde işliyor. Çok bölümlü kaliteli bir dizi üretmek yerine az sayıda bölüme sahip kaliteli dizi üretmeyi tercih ediyorlar. Filler (ana hikâyeye katkı sağlamayan, doldurma bölümler) bölümler eklemek istemiyorlar.
